Carles Puyol, alan içindeki performansı ile bu güne kadar dünya çapında bir savunmacı olduğunu daha evvel sık sık kanıtlamıştı.
Puyol, bugüne kadar Barcelona’da oynaması gerektiği gibi oynadı ve ‘dağınık’ saçları ile adeta bir duvar görevi gördü.
Son yıllarda ise Gerard Pique ile iyi bir ikili oluşturdular. Hatta Pique, kendini denetim altında tutmak için Puyol ile büyük ölçüde bağımlı hale geldiğini kabul ediyor.
“Onsuz bir Barcelona düs edemiyorum” diyen Pique, “O, beni denetim ediyor ve konuşmaları ile oyunumu yönlendiriyor.” diyerek etkisini kabul etmişti.
Kahraman | Puyol’un uçan kafası İspanya’yı 2010 Dünya Kupası finaline taşımıştı…
Puyol’un aldığı bu karar, belki de aylar öncesinden kararı verilmiş bir düşünceydi. Ancak Lionel Messi, Xavi, Pep Guardiola gibi isimlerle birlikte gurur duyulması gereken bir ad haline geldi.
Puyol, sadece Barcelona için değil, İspanya forması ile de büyük başarılar elde etmeyi başardı. 2010 Dünya Kupası yarı finalinde Almanya karşısında bulduğu ‘altın’ bas golü ile ülkeyi finale taşıdı.
Puyol gibi oyuncuların her daim arkalarında halk desteğini bulmaları oldukça doğal. Bu tarz oyuncular, kabiliyet eksiklikleri olsa dahi sevgi, şefkat gibi duygularla bu açığı kapatabilirler.
Tıpkı Vicente Del Bosque’nin dediği gibi, Puyol herkes için misal bir karakterdi.
Puyol, Barcelona’dan ayrılacağını açıklasa da daha sonra ne yapacağı konusunda belirsizliğini koruyor. Tek bir gerçek, bütün Barça taraftarı bu kararı saygı duyarak Puyol’a minnettar olmalı ve adını unutulmazlar arasına yazdırmalı…
puyol: futbolun nihayet 'en saf' savunmacısı!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder