25 Ekim 2013 Cuma

aysal: terim bizi reddetti

Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, Fatih Terim’in gönderilme süreci hakkında konuştu ve sarı-kırmızılı ekibin Şampiyonlar Ligi’ndeki gidişatı hakkında değerlendirmelerde bulundu.


Konuşmasının başında Yönetim Kurulu olarak hedeflerine değinen Aysal, “Bugün kurucu başkanımız Ali Sami Yen’i ziyaret ederken benim de aklımdan “Bizim katkılarımız nedir, ne yapabiliriz?” diye düşündüm. Sizin şu an için yaptıklarınız değil, arkada bıraktıklarınız dikkate alınıyor. Her şey hayallerle başlıyor. Benim hayalim, daha evvel de tekrarladığım gibi Galatasaray’ın tam anlamıyla bir Avrupa takımı olması. Hem de her branşta. Avrupa’daki yerimizi almak ve orada kalmak istiyoruz.” sözlerini kullandı.


Galatasaray’ın 108′inci kuruluş yıldönümünü kutladıktan sonra dünkü maça ve gruba da değinen Aysal, “Şampiyonlar Ligi’nde ilk hedef gruptan çıkmak. Çok güç bir gruba düştük. Juventus çok güçlü, Real Madrid zaten ortada. Kopenhag kesinlikle küçümsenmemeli. Dünkü oyun da kesinlikle küçümsenmemeli. Son derece genç ve dirençli bir takımdı. Bütün takımı ve hocamızı galibiyetten dolayı kutluyorum.” sözleriyle takımı kutladı.


“JUVENTUS MAÇI FİNAL OLACAK”


Şampiyonlar Ligi’ndeki ikincilik mücadelesine de değinen Aysal, “Juventus ile final maçı oynayacağız. Juventus maçı çok dişli bir rakip. Kendi sahamızda oynayacağız ve bu avantajı iyi kullanmamız gerekiyor. Aksi halde bu sezonki Şampiyonlar Ligi maceramız sona erebilir. Ama bunun bilincindeyiz.” dedi.


Hedefin her vakit ileri gitmek olduğunu vurgulayan Aysal, “Biz kendimizle yarışıyoruz. Geçen sene çeyrek final gördüysek daha ileri gitmemiz lazım ama biraz da gerçekçi olmamız lazım. Öncelikle o hedefi yakalamak önemli. Yoksa ben kendimizi geriye gitmiş sayarım.” diyerek bu sezon hedefin çeyrek final olduğunu açıkladı.


“TERİM’İ ÇOK SEVİYORUM”


Fatih Terim’in ayrılık sürecinden konu açılınca hoca ile tanışmalarına değinen Aysal,”Fatih Hoca’yı ben önceden tanımıyordum. İlk gördüğümde sıcak, sempatik ve birlikte çalışabileceğim bir yapıda bana göründü. Zaman içinde de yanılmadığımı anladım. Kısa sürede hocayla dostluğa varan bir ilişki içinde olduk. Birbirimizi tamamladığımızı söyleyebilirim.” sözleriyle Fatih Terim’e bir düşmanlığının olmadığını söyledi.


Aysal, bu sevgiye rağmen profesyonel bir karar almak zorunda kaldıklarını ise “2-2.5 senelik süre içinde bu birlikteliği çok iyi götürdük. Fatih Terim, Galatasaray camiasına m acirc;l olmuş bir isim. Hocaya karşı hem sempatim, hem dostluğum devam ediyor ama ben her şeyden evvel bir profesyonelim. Sorumluluklarımın farkındayım. Aldığım kararları kişisel olarak değil, yönetsel olarak alıyorum. Alınan karar da bu yönde oldu. Kesinlikle planlanmış bir durum değildi. Hocayla aile ilişkilerine kadar yakınlaştığımız dönemde böyle bir kaza geldi başımıza. Hayatta hiçbir şey planladığınız gibi olmayabiliyor.” cümleleriyle ortaya koydu.


“FEDERASYON BİZE TERİM KONUSUNDA TUZAK KURDU”


Aysal “Ben de, Fatih Hoca da farkında olmadan bir yapının içine girdik. İnşaatın neresi çöker, neresi çökmez bunu görmeden ilerlemeye çalıştık ve bu yapının içinde tuzaklar olduğunu anladık. Hoca, kendisine verilen imkanları en iyi şekilde kullanmıştır. Sahadaki her başarı ona aittir. Benim sürem 2016′da dolacak. O yıla kadar hocayla birlikte devam etmekti. Federasyon’dan öneri geldiği vakit olaya öncelikle hukuki yönden baktım. İçimden ilk gelen şey ‘hayır’ demek oldu ama tüzüğe göre hayır deme lüksümüz yoktu.” sözleriyle Tff tarafından güç durumda bırakıldıklarını savundu.


Konuşmasının devamında “Sonra hocayla konuştum ve o da bana açık yüreklilikle ‘Ben kalmak isterim ama bu ulusal bir görevdir ve bunu reddedemem. Nasıl bir cevap vereceğimizi ben de bilmiyorum. Siz yanıtlayın.’ dedi. Ben o aşamada Federasyon’a ‘Hayır’ diyemezdim çünkü Federasyon’un böyle bir hakkı var. Bunu akil ucirc;lüne uygun bir şekilde nasıl reddederiz diye düşündük ve Federasyon Başkanı’nı arayarak konuştum ve sadece 4 maçlık süreyle izin verebileceğimizi söyledim. Yıldırım Demirören çok büyük bir sürpriz olmuş gibi şaşırdı ve ‘Peki Başkan’ deyip telefonu kapattı. Aynı gün biz de internet sitemizden açıklamamızı yaptık. O gün Bodrum’a gittim ve televizyonu açtığımda bir imza merasimi gördüm. Açıkçası şoke oldum ama bunun şekil olarak böyle olması gerektiğini düşünmeye başladım.” cümlelerini sarf eden Aysal, kulübe haber verilmeden Fatih Terim’e imza attırıldığını açıkladı.


“TERİMİ GÖNDEREREK GÖREVİMİ YAPTIM”


Aysal, Fatih Terim’in Türk Milli Takımı’nınn başına geçtikten sonra Galatasaray’ın aldığı kötü sonuçların altını çizdi ve “Federasyon’un sonraki hamleleri bunun kalıcı bir birliktelik olabileceği yönünde olunca endişelerim arttı. Sonuçlar da kötü gelmeye başlayınca ileriye dönük riskleri hesapladım ve hocaya yeni sözleşme için harekete geçtim. Gelen tepkiler üzerine yönetim kurulunda 2016 yılına kadar hocaya yeni sözleşme önermeye karar verildi.” sözleriyle bunu önlemek için de adım aldıklarını belirtti.


Mersin İdman Yurdu maçının kırılma anı olduğunu vurgulayan Aysal, “Mersin maçından sonra içten söyleyeyim hoca kadar biz de sinirlendik. Büyük bir hay acirc;l kırıklığı oldu ve sahada gördüğümüz görüntüler beni rahatsız etti. Ancak bu ‘Hocayı gönderelim’ şeklinde gelişmedi ama doğrusunu isterseniz hep birlikte bu şaşkınlığı yaşadık. Ama o maç sonrasında hocayı göndermek gibi bir tasarruf aklımdan geçmedi.” sözlerini kullandı.


“TERİM KİBİRLİ DAVRANDI”


Galatasaray Başkanı, kontrat teklifine rağmen Terim’in kendilerini reddettiğini belirtti ve “Sonra bir sessizlik oldu. 13 Eylül’de Antalya maçı sonrası hocamızın anlam veremediğimiz bir beyanatı oldu. ‘Biz kimseyi mutlu etmek için kontrat uzatmayız’ dedi ve bizim bu teklifimizi halka açık olarak reddetti. Bu dogal bizim için onur kırıcı oldu. Sonraki gelişmeleri zaten biliyorsunuz. Ama o telefonların açılmaması, mesajlar kesinlikle Fatih Terim gibi bir teknik direktörün gönderilmesine neden olamaz. Rahatsızlıklarım tamamen bu yaşananlar üzerineydi.” dedi.


Kararı Yönetim Kurulu olarak aldıklarının da altını çizen Aysal,”Fatih Terim’in gönderilme kararını sadece ben alamam. Bu konu yönetim kurulunda tartışıldı. Bazıları hayretler içersinde kaldı, bazıları hocayla tekrar görüşmemizi istedi. Ama ben zaten bir gün önceden hocanın yanına Lütfi Arıboğan’ı göndermiştim. Benim bir Galatasaray Başkanı olarak daha çok ısrar etmem, gidip Florya’da kapıda beklememden ziyade oraya CEO’muzu, icra kurulu başkanımızı göndermem kadar doğal bir şey olamaz. Oradan da hocanın ‘Ben başkanı beklerim’ yanıtı gelince alacağımız karar da belli oldu. Bir yöneticinin en mühim görevi, o gün çıkacak sorunu çözmekten ziyade, ileride çıkacak sorunu tespit ederek çözebilmektir. Ama bu da yönetici için bir risktir. Ama ben bugüne kadar yürekli kararlar almaktan kaçınmadım, bundan sonra da kaçınmayacağım. Benim önceliğim Galatasaray’dır.” ifadelerini sarf etti.


“SÖZLEŞMELER HEP İKİ YILLIKTI”


Fatih Terim’in sözleşmesi hakkında basında çıkan bir sezonluk iddialarını da kibarca reddeden Aysal, “Hocayla ilk yaptığımız sözleşme, her sene sonunda iki tarafın da anlaşma sağlamasına yönelik bir sözleşme yenilemeye dayanıyordu. Çünkü her ikimiz de birbirimizi tanımıyorduk. İlk sene her şey çok güzel gitti. Yönetimden bir arkadaş bir sene yerine iki senelik olarak gitmemizi istedi. Ben de unutmuştum bile senelik gittiğimizi, ‘Olur tabii’ dedim. Zaten böyle bir şey olmasaydı benim geçen sene KAP’a açıklama yapmam gerekiyordu. Üç senelik sözleşmenin sonunda iki sene daha uzatalım diye düşündük. Bu konunun neden uzatıldığına anlam veremiyorum. Bizim istediğimiz şey, benim görev süremin sonuna kadar hocayla birlikte çalışmaktı. Eğer 2017′ye kadar kalacak olsam, üç senelik sözleşme önerirdik.” dedi.


“TRAPATTONI, Hagi, ADVOCAAT VE Mancini’DEN BİRİNİ SEÇTİK”


Aysal, Mancini ile aylar öncesinden görüşüldüğü yönündeki iddiaları yalanladı ve “Yeni hocamız Mancini ile daha önceden görüştüğümüz söyleniyordu. Basın toplantısında bunu hocamıza da sordular ama o cevabını verdi ve ne kadar kısa süre içinde olayların geliştiğini anlattı. Bir defa ben haysiyetli bir hocanın benim hocam görevindeyken benimle konuşmayacağını bilirim. Böyle bir ilişki zaten mümkün değildi. Benim böyle bir talimatım olmadı. Ama bu işin kesinleştiği günün akşamı çalışmaya başladık ve dört hocayı gündemimize aldık. Advocaat, Trapattoni, Hagi ve Mancini… Bunların içinde Trapattoni ‘Ben Juventus maçına çıkamam’ diyerek endişesini belirtti, Advocaat ise bize daha çok ulusal takım hocası gibi göründü. Hagi ise ‘Kendi büyük bir işim var. Altyapı işimi bırakıp bir yere gidemem’ dedi. Galatasaray’a sahip çıkabilecek bir tek Mancini çıktı. Ben de yürekli adamı severim. Mesuliyet alan, risk alan insanların başarılı olma şansı daha yüksektir. Dolayısıyla ben de tercihimi Mancini’den yana kullandım.” sözleriyle dört adaydan birini tercih ettiklerini belirtti.


Aysal ayrıca Slaven Bilic ile daha evvel görüşüldüğü iddiaları hakkında da “Hiçbir vakit öyle bir şey olmadı. Duyunca ben de şaşırdım. Hocayı sadece Beşiktaş’a gelince gördüm. Çok da iyi, hepimizin takdir ettiği bir çalıştırıcı.” cevabını verdi.


“TERİM’İN FOTOĞRAFLARI DURUYOR”


Fatih Terim’in fotoğraflarının stadyumdan ve Florya’dan kaldırıldığı yönündeki iddiaları da reddeden Aysal, “Bir defa şunu söyleyeyim; haberler kısmen doğru, çünkü bir adet resim eksik. Bunun dışında bütün resmiler Florya’da, statta, hatta benim büromda bile duruyor. Sadece birisi eksik, o da giderken hocanın almak istediği resim. Biz hatıralarımıza sadığız. Kimseye de hiçbir vakit nankörlük etmeyiz.” dedi.


“OYUNCULARI TERİM İSTEDİ”


Ünal Aysal, taktik konulardaki bilgisizliğinin farkında olduğunu belirtti ve “Hocanın istemediği hiçbir oyuncuyu transfer etmedik. Hoca ‘Ben bunu istemiyorum’ dediği vakit benim o transferi yapmam mümkün değil. Alınan bütün oyuncular hocanın işaretiyle olmuştur. Öyle olmasa bile bize gelen teklifler hocanın onayından geçerek değerlendirilmiştir. Drogba ve Sneijder transferleri de buna dahil. Sneijder hocanın listesinde olmasa ben gidip niye 7.5 milyon Euro vereyim? Drogba için de hoca ‘Sol bek transferi bekleyebilir. Oluyorsa Drogba olsun” diyerek transferleri teknik ekip raporları doğrultusunda yaptıklarını dile getirdi.


Sneijder’in Terim’i şikayet ettiğini de yalanlayan Ünal Aysal, “Sneijder ile geldiği gün tanıştım ve kendisine bir kitap armagan ettim. Onun dışında bir kez bile karşılaşmadım. Bu tip oyuncular yönetimlere dönüp hocalarına şikayet etmezler. Benim gözümde zaten bir oyuncu hocasını şikayet ediyorsa küçülür.” dedi.


“TULUN HATA YAPTI”


Fatih Terim’in gidişinin ardından Bülent Tulun’un takım otobüsüne binmesi hakkında da yorumlarda bulunan Aysal, “Aslında Bülent Tulun’un o otobüste ön sıraya oturması, onun tecrübesindeki bir yönetici için bence çok büyük bir hata. Kendisine ben de söyledim; zaten medya da o reaksiyonu gösterdi. Bunu dalgınlık esnasında yaptığını düşünüyorum. Kasıtlı bir devinim olduğunu düşünmüyorum. Zaten kasıtlı yaparsa ilk reaksiyonu benden alır. Şanssızlık olduğunu düşünelim. Amaç kesinlikle saygısızlık olamaz.” cümlelerini kullandı.


Devamı birazdan Goal’de…


ONBİNLER GOAL.COM’U Twitter’DAN TAKİP EDİYOR. SİZ DE KATILIN!



aysal: terim bizi reddetti

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder